Türkiye'nin enerji haber, eğitim ve pazar platformu
Son Dakika
Enerji Kulisi
Ana SayfaAkademiKarbon Piyasası
BaşlangıçKarbon Piyasası

Temeller ve hukuki çerçeve

Karbona neden fiyat konduğu, İklim Kanunu'nun şirketleri ilgilendiren maddeleri ve TR ETS'yi AB sisteminden ayıran tasarım tercihleri.

4 ders·Yazılı eğitim·Eğitmen: Ali Zahid Pak
Kursu paylaş
ENERJİ AKADEMİ · YAZILI EĞİTİMTemeller ve hukuki çerçeveBölüm 1 / 1 · Ders 1 / 4

Karbon neden "fiyatlandırılıyor"? Emisyon ticaretinin mantığı 10 dakikada

Temeller ve hukuki çerçeveŞimdi okuyorsunuz

Bir çimento fabrikası elektriğine, kömürüne, kireçtaşına, işçiliğine para öder. Bacadan çıkan karbondioksit için ise yakın zamana kadar hiçbir şey ödemiyordu. Karbon fiyatlandırmasının bütün hikâyesi, bu bedelsiz kalemin muhasebeye nasıl sokulacağı sorusundan ibarettir.

Bedeli başkasına kesilen maliyet

İktisatçılar bu duruma dışsallık der. Üretici kararını kendi maliyetlerine bakarak verir; havaya bıraktığı sera gazının yol açtığı zarar ise faturada görünmez. Kuraklık, sel, tarımsal verim kaybı, sigorta primlerindeki artış gibi sonuçlar başka yerlerde, başka insanlara, çoğu zaman yıllar sonra yazılır. Faturada görünmeyen bir maliyet karar süreçlerine de girmez. Kömürle gaz arasında, eski bir fırını yenilemekle olduğu gibi çalıştırmak arasında seçim yapan yönetici, karbonun bedeli sıfırsa bu kalemi hesaba katmak için bir gerekçe bulamaz.

Karbon fiyatlandırmasının amacı ahlaki bir mesaj vermek değil, bu eksik kalemi fiyat sistemine eklemektir. Bir ton CO₂'nin bir fiyatı olduğunda, emisyonu azaltan her yatırım aynı zamanda bir maliyet tasarrufu hâline gelir. Enerji verimliliği projesinin geri dönüş süresi kısalır, düşük karbonlu hammaddeye geçiş kârlı olmaya başlar, yeni kapasite yatırımlarında teknoloji tercihi değişir.

İki yol: vergi ya da tavan

Karbona fiyat koymanın iki temel yolu vardır. Birincisi karbon vergisi: devlet ton başına bir tutar belirler, emisyonun ne kadar azalacağını ise piyasaya bırakır. Fiyat bellidir, sonuç belirsizdir.

İkincisi emisyon ticaret sistemi (ETS), İngilizce literatürdeki adıyla cap-and-trade. Burada mantık tersine döner. Devlet önce kapsamdaki tesislerin toplam ne kadar emisyon yapabileceğini, yani bir tavan belirler. Bu tavan kadar tahsisat ihraç eder; her tahsisat bir ton CO₂ eşdeğeri emisyon hakkını temsil eder. Yıl sonunda her tesis, doğrulanmış emisyonu kadar tahsisatı teslim etmek zorundadır. Fiyatı ise tahsisatların alınıp satıldığı piyasa belirler. Bu kez miktar bellidir, fiyat belirsizdir.

Karbon vergisiEmisyon ticaret sistemi
Devletin sabitlediğiFiyat (TL/ton)Toplam emisyon miktarı (tavan)
Piyasanın belirlediğiAzaltım miktarıTahsisat fiyatı
Yatırımcı açısındanMaliyet öngörülebilirFiyat oynak, çevresel hedef güvenceli
İdari yükMevcut vergi altyapısıyla görece kolayKayıt sistemi, piyasa, doğrulama gerektirir

Türkiye, 7552 sayılı İklim Kanunu ile ikinci yolu seçti. Bu tercih tesadüf değildir: en büyük ticaret ortağı olan Avrupa Birliği 2005'ten beri bir ETS işletiyor ve AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), ihracatçı ülkede ödenen karbon fiyatını ancak belirli koşullarla dikkate alıyor. Benzer mimaride bir sistem, ileride karşılıklı tanınma ve mahsup tartışmalarında Türkiye'nin elini kolaylaştırıyor.

Ticaret neden işe yarar? Basit bir hesap

İki fabrikayı düşünelim. Her biri yılda 500.000 ton CO₂ salıyor ve düzenleyici toplamda 100.000 ton azaltım istiyor.

Fabrika A yakıt değişimi ve atık ısı geri kazanımıyla bir tonu 20 avroya azaltabiliyor.

Fabrika B'nin teknolojisi zaten görece verimli; bir ton daha azaltmak ona 90 avroya mal oluyor.

Düzenleyici her fabrikaya "50.000'er ton azaltın" derse toplam maliyet 50.000 × 20 + 50.000 × 90 = 5,5 milyon avro olur. Ticarete izin verildiğinde ise A, 100.000 tonun tamamını azaltır (2 milyon avro) ve fazladan kalan 50.000 tahsisatı B'ye, örneğin ton başı 50 avrodan satar. B, pahalı yatırım yerine 2,5 milyon avroya tahsisat alır. Çevresel sonuç aynıdır: toplam emisyon yine 100.000 ton düşmüştür. Ancak ekonominin toplam azaltım maliyeti 5,5 milyondan 2 milyon avroya inmiştir. Aradaki fark, sistemin ekonomik gerekçesidir.

Fiyat sinyali neyi değiştirir?

ETS'nin etkisi yalnızca "fazla salan ceza öder" şeklinde okunmamalı. Asıl etki, yatırım ve üretim kararlarının kenar noktalarında görülür:

Kısa vadede üretim sıralaması değişir. Elektrik sektöründe, karbon maliyeti eklendiğinde yüksek emisyonlu santrallerin teklif fiyatı yükselir ve daha temiz santraller sıralamada öne geçer. Sanayide ise aynı ürünü üreten iki hat arasında daha verimli olana yük verilir.

Orta vadede verimlilik yatırımları hızlanır. Atık ısıdan elektrik üretimi, alternatif yakıt kullanımı, klinker oranının düşürülmesi, hurda oranının artırılması gibi projelerin getirisi karbon fiyatıyla birlikte yeniden hesaplanır.

Uzun vadede sermaye stoku değişir. Önümüzdeki 25-30 yıl çalışacak bir fırın ya da santral için verilen karar, bugünkü değil o dönem boyunca beklenen karbon fiyatına göre verilir. Bu yüzden fiyatın bugünkü seviyesi kadar gelecekteki seyrinin öngörülebilirliği de önemlidir.

Sistemin zayıf noktaları

Emisyon ticareti kusursuz bir araç değil. AB ETS'nin ilk yıllarında tavan gereğinden gevşek belirlendiği için fiyat birkaç avroya kadar düştü ve sistem uzun süre etkisiz kaldı. Ücretsiz tahsisatların fazla cömert dağıtıldığı dönemlerde bazı şirketler kullanmadıkları tahsisatları satarak beklenmedik kazançlar elde etti. Fiyat oynaklığı, uzun vadeli yatırım kararlarını zorlaştırabilir. İzleme ve doğrulama altyapısı zayıfsa, piyasada işlem gören "ton" ile atmosfere salınan ton birbirinden kopar.

Bu nedenle iyi tasarlanmış bir ETS'de tavanın kendisi kadar, tavanın zamanla nasıl daraldığı, ücretsiz tahsisatın nasıl azaltıldığı, fiyatı dengeleyen mekanizmalar ve verinin güvenilirliği de tasarımın parçasıdır. Bu kursun sonraki derslerinde Türkiye sisteminin bu sorulara nasıl cevap verdiğini tek tek ele alacağız.

Vergi fiyatı sabitler; ETS miktarı sabitler ve fiyatı piyasaya bırakır. Türkiye ETS'yi seçti.

Ticaretin değeri, azaltımın en ucuz yapılabildiği yerde yapılmasını sağlamasıdır; sistemin başarısı ise tavanın sıkılığına ve veri kalitesine bağlıdır.

Sıradaki ders: 7552 sayılı İklim Kanunu: Türkiye'nin karbon rejimini kuran metnin 8 kritik maddesi

Kurs hakkında

Açıklama yakında eklenecek.