Güneş enerjisi panellerinde üretim aşamasında eksik bırakılan veya bağlantısı kesilen bypass diyotları, standart fabrika testlerinde ve gölgesiz saha termografilerinde tespit edilemiyor [1.1.1]. Bu durum, faal durumdaki güneş enerjisi santralleri için beklenmedik ve ciddi bir yangın riskini beraberinde getiriyor.
Intertek CEA tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre, bypass diyotları güneş hücrelerini sıcak nokta etkisi olarak bilinen tahrip edici süreçlerden koruyor. Panelin bir kısmı toz, kir ya da çevredeki yapılar nedeniyle gölgelendiğinde, bu hücreler elektrik üretmeyi durdurarak bir direnç gibi davranmaya başlıyor. Sağlam bir diyot ise akımı bu engellenmiş hattın etrafından dolaştırarak sistemin zarar görmesini engelliyor.
Üretim Hataları Neden Gizli Kalıyor?
Üretim sürecinde bypass diyotunun fiziksel olarak yerleştirilmemesi, normal şartlarda panelin çalışmasını engellemiyor. Fabrikalarda yapılan flaş testlerinde paneller homojen bir ışığa maruz kaldığı için bu diyotlar aktif duruma geçmiyor ve hata fark edilmeden onay alıyor. Aynı şekilde, açık gökyüzü altında insansız hava araçlarıyla yapılan termal taramalarda da gölgelenme tetiklenmediği için paneller tamamen sorunsuz görünüyor.
Gerçek dünya koşullarında kaçınılmaz olarak ortaya çıkan gölgelenmeler ise bu gizli tehlikeyi aniden açığa çıkarıyor. Akımı yönlendirecek çalışan bir bypass diyotu bulunmadığında, gölgede kalan güneş hücreleri tüm hattın ürettiği yüksek gücü tek başına sönümlemek zorunda kalıyor.
Termal Aşırı Isınma Yangına Yol Açıyor
Bölgesel olarak biriken bu aşırı enerji, hücre sıcaklıklarının saniyeler içinde tehlikeli seviyelere yükselmesine yol açıyor. Aşırı ısınma panelin içindeki bağlantı noktalarını eritirken arka koruyucu tabakaya da zarar vererek sistemi geri dönülemez bir termal sürece sokuyor ve yangın riskini doğrudan tetikliyor. Uzmanlar, bu durumun mevcut bakım süreçlerindeki büyük bir güvenlik açığını ortaya koyduğunu vurguluyor.



