Kısaca
- Şebeke dengeleme faturası geçen ay yaklaşık 500 milyon sterlin (666 milyon dolar) ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı.
- Yazıya göre acil ithalat, şebekeyi dengelemek için yalnızca bir günde 51,2 milyon dolara denk gelen ek maliyet yarattı.
- LCP Data'ya göre bu ay söz konusu rekor aşılabilir.
- Rüzgar türbinlerinin çoğu İskoçya'da, en büyük talep merkezleri güneyde ve güneydoğuda.
OilPrice.com'da Irina Slav imzasıyla yayımlanan yazıya göre İngiltere'nin toplam şebeke dengeleme faturası geçen ay yaklaşık 500 milyon sterlinle (666 milyon dolar) tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Yazı, Bloomberg'in dengeleme maliyetlerine ilişkin haberine ve Bloomberg'e veri sağlayan LCP Data'nın rakamlarına dayanıyor. Enerji dönüşümü danışmanlığı LCP Data'ya göre bu ay söz konusu rekor aşılabilir.
Kış dönemi ve acil ithalat
Yazar, İngiltere'yi net sıfır ekonomiye geçişte en iddialı ülkeler arasında sayıyor. Aynı ülke Avrupa'nın en yüksek elektrik fiyatlarından bazılarıyla uğraşıyor. Rüzgar santralleri bol elektrik üretirken bile şebekeyi dengelemek için ciddi tutarlar ödüyor.
Yazıya göre şebeke dengesini, yani istikrarlı ve güvenli arzı korumanın maliyeti normalde hava koşullarının alternatif kaynakları etkilediği dönemlerde en yüksek düzeye çıkıyor. Kışın güneş panelleri yazdaki kadar üretemiyor. Yeterli baz yük yedeği bulunmadığı için İngiltere'nin ithalatı artırması ve bedelini ödemesi gerekiyor. Kış aynı zamanda rüzgar için karanlık durgunluk (dark doldrums) mevsimi olarak anılıyor. Bu dönemde rüzgar az esiyor ve rüzgar hızları düşük kalıyor. Zayıf rüzgar, İngiltere'nin ithal elektrik talebini ve faturasını artırıyor.
Yazar, yerli üretim bol olsa bile faturanın yüksek kalabileceğini söylüyor; çünkü üretilen elektrik ihtiyaç duyulan yere ulaşamıyor. Bloomberg'in raporuna göre yüksek faturalar bu kez acil ithalat ihtiyacından kaynaklandı. İngiltere o sırada güneyde üretilen elektriği Fransa'ya, Belçika'ya ve Hollanda'ya ihraç ediyordu. Yazıya göre söz konusu günkü acil ithalat, şebekeyi dengelemek için yalnızca bir günde 51,2 milyon dolara denk gelen ek maliyet yarattı.
Üretim kuzeyde, talep güneyde
Bloomberg, bu durumu yakın tarihli bir yazısında darboğaz (bottlenecks) olarak adlandırdı. Yazı, olayın alternatif enerjinin doğasındaki bir sakıncayı gösterdiğini belirtiyor. Rüzgar ve güneş kapasitesi talep merkezlerinin yakınına değil, uygun hava koşullarının bulunduğu yerlere kurulmak zorunda. Baz yük kapasitesi ise talep merkezlerine yakın inşa edilerek arz ile talep arasındaki mesafeyi kısaltıyor.
Yazar farkı şöyle açıklıyor: Kömür, gaz veya nükleer olsun, bir baz yük santrali yakınında nehir bulunduğu sürece neredeyse her yere kurulabiliyor. Rüzgar ve güneş tesisleri ise bol rüzgar ve güneş alan yerlerde olmak zorunda. Yazara göre iki teknolojinin dönüşüm faktörleri, özellikle güneşte, konumdan ödün vermeyi doğrudan üretim miktarından ödün vermeye çeviriyor. Bu yüzden rüzgar ve güneş, baz yük santrallerine kıyasla coğrafi olarak çok daha bağımlı.
İngiltere'de rüzgar türbinlerinin çoğu kuzeyde, İskoçya'da bulunuyor. Londra'nın da aralarında olduğu en büyük talep merkezleri ise güneyde ve güneydoğuda, İskoçya'dan uzakta yer alıyor. İskoçya'da üretilen elektriği Londra'ya ulaştırmak zor. Bloomberg'e göre İngiltere, rüzgar santrallerini bu gücü güneye taşıyacak altyapıyı kurabildiğinden daha hızlı ekliyor. Yazar, şirketlerin türbin kurduğunu ancak iletim hattı kurmadığını belirtiyor. Hatlar kurulsaydı bunun da yine daha yüksek elektrik faturalarına yol açacağını ekliyor.
FTI Consulting yönetim direktörü Jason Mann, bu rüzgar santrallerinin üretilen elektriğin nerede tüketileceği çok sınırlı düşünülerek kurulduğunu söyledi. Mann ayrıca bu maliyetlerin nesiller boyu kilitlendiğini ifade etti. Yazar ise talep merkezlerinin yakınında rüzgarın az olduğu yerlere türbin kurmanın oldukça verimsiz olacağını vurguluyor.
İkili sıkışma, Ofgem adımı ve çözüm önerisi
Yazara göre İngiltere ve geçiş sürecindeki diğer ülkeler iki yönlü bir sıkışmayla karşı karşıya. Bir yanda şebekelerinin ve sanayilerinin karbonsuzlaştırılmasına öncelik verdiler. Öte yanda şebekenin istikrarlı, sanayinin çalışır durumda olması gerekiyor. Yazar, ikisini birlikte sürdürmenin çok para gerektirdiğini ve bedeli tüketicilerin ödeyeceğini belirtiyor.
İngiltere'nin enerji düzenleyicisi Ofgem bu ayın başlarında, elektrik tedarikçilerini toptan piyasadaki aşırı oynaklıktan korumayı amaçlayan bir mekanizmayı devreye aldı. Reuters'a göre mekanizma, müşterileri daha ucuz tekliflere geçtiğinde enerjiyi önceden satın almış tedarikçilere tazminat ödenmesini içeriyor. Yazar bunu, Ofgem'in toptan piyasadaki sert düşüşten önce pahalı elektrik almış şirketlere ödeme yapması olarak anlatıyor. Bu şirketler, daha düşük fatura arayan müşterilerin diğer tedarikçilere geçmesi riskiyle karşı karşıya.
Yazar, İngiltere şebekesinin tüm enerjiyi pahalılaştıran jeopolitik çalkantı döneminde son derece karmaşık hale geldiğini söylüyor. Ona göre hükümet istese de istemese de hidrokarbonlar hâlâ tüm enerji fiyatlarının dayanağı. Yazar soruna kolay ya da ucuz bir çözüm görmüyor. Tek uygulanabilir yol olarak, üretim merkezlerinden talep merkezlerine daha fazla iletim hattı kurarak şebekeyi genişletmeyi ve bunun milyarlarca dolarlık maliyetini tüketicilere yüklememenin yolunu bulmayı gösteriyor.
Enerji Kulisi Haber Merkezi; EPDK, Enerji Bakanlığı, TEİAŞ gibi resmi kurumların duyurularını ve yerli-yabancı sektör kaynaklarını takip eder. Her haber kaynağı belirtilerek ve editör onayından geçerek yayımlanır.




