Uluslararası Enerji Ajansı (UEA), 2015-2024 yılları arasındaki küresel biyoenerji net kapasite artışlarını ortaya koyan yeni bir veri seti yayımladı [1.1.1]. Hazırlanan grafikler, temiz enerjiye geçiş sürecinde biyoenerjinin bölgeler bazındaki gelişim seyrini ve dinamiklerini gözler önüne seriyor.
Yayımlanan veriler; Kuzey Amerika, Avrupa, Çin, Orta ve Güney Amerika ile Afrika gibi farklı coğrafyalardaki biyoenerji kurulumlarını kapsıyor. Son on yıllık süreçte biyoenerji yatırımları, rüzgar ve güneş kadar hızlı olmasa da özellikle bazı bölgelerde enerji güvenliğini destekleyen en kritik unsurlardan biri haline geldi.
Bölgesel Gelişimde Çin ve Avrupa Öncü Rol Üstleniyor
Veri setinde öne çıkan analizlere göre Çin ve Avrupa, biyoenerji kapasite artışlarında başı çeken bölgeler arasında yer alıyor. Özellikle Avrupa Birliği'nde biyoenerji, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmak ve enerji arz güvenliğini sağlamak adına hayati bir rol oynamaya devam ediyor.
AB genelinde yenilenebilir enerji tüketiminin büyük bir bölümü katı biyokütle, sıvı biyoyakıtlar ve biyogaz gibi biyoenerji kaynaklarından elde ediliyor. Diğer yenilenebilir kaynakların aksine biyoenerjide ithalat bağımlılığının yüzde 5'in altında kalması, bu kaynağın stratejik önemini daha da artırıyor.
2030 Hedeflerine Doğru Biyoenerjinin Geleceği
Uluslararası Enerji Ajansı'nın öngörülerine göre, biyoenerji ve diğer geleneksel olmayan yenilenebilir kaynakların yıllık kapasite artışlarının 2030 yılına kadar istikrarlı bir şekilde devam etmesi bekleniyor. Küresel iklim hedeflerine ulaşılması ve net sıfır emisyon vizyonu doğrultusunda, endüstriyel sektörlerde biyoenerji talebinin artacağı tahmin ediliyor.



