Uluslararası Enerji Ajansı'nın son analizleri, temiz enerji kaynaklarının küresel şebekelerdeki ağırlığının hızla arttığını ortaya koyuyor [1.1.1]. Önümüzdeki beş yıllık süreçte, rüzgar ve güneş başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımları tarihi zirvelere ulaşacak.
Dünya genelinde temiz elektrik üretim kapasitesinin 2030 yılına kadar 4 bin 600 gigavat artarak iki katına çıkması öngörülüyor. Bu devasa artış, Çin, Avrupa Birliği ve Japonya'nın toplam elektrik kurulu gücünün birleşerek küresel enerji miksine eklenmesine denk bir büyüklüğü temsil ediyor. Ülkelerin yüzde 80'inden fazlasında yeşil yatırımların ivme kazanması bekleniyor.
Güneş Enerjisi Büyümenin Lokomotifi Olacak
Öngörülen küresel kapasite artışının yaklaşık yüzde 80'lik kısmı tek başına güneş enerjisi santralleri tarafından karşılanacak. Maliyetlerin düşmesi ve tedarik zincirlerinin genişlemesi sayesinde güneş panelleri, temiz enerjiye geçişin en dinamik unsuru haline geldi. Onu sırasıyla rüzgar, hidroelektrik ve biyoenerji projeleri takip ediyor.
Düşük emisyonlu alternatif yakıtlarda ise biyoenerjinin rolü giderek güçleniyor. Sanayi, binalar ve ulaştırma sektörlerindeki enerji talebinin yaklaşık yüzde 6'sının 2030 yılına kadar yenilenebilir yakıtlardan sağlanması planlanıyor. Ancak bu süreçte şebeke entegrasyonu, finansal maliyetler ve politika değişiklikleri gibi engellerin de aşılması gerekecek.
Nükleer Enerji ve Düşük Emisyonlu Yakıtlar
Elektrik üretiminde ikinci en büyük düşük emisyonlu kaynak konumundaki nükleer güç, küresel elektriğin yaklaşık yüzde 10'unu üretiyor. Fransa'daki bakım çalışmalarının tamamlanması ve Asya ile Avrupa pazarlarında yeni reaktörlerin devreye girmesiyle, nükleer enerjide de yeni bir büyüme dönemine girilmesi hedefleniyor.



