Türkiye'nin enerji haber, eğitim ve pazar platformu
Son Dakika
Enerji Kulisi
Karbon26 Eki 2026 · 15:12 · 4 dk okuma

EPDK Başkanı Yılmaz: Emisyon Ticaret Sistemi piyasasının işleyiş yönetmeliği 21 Ekim'de yürürlüğe girdi

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, AA'ya konuştu: ETS piyasasının işleyiş kuralları 21 Ekim'de Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle belirlendi. Şarj altyapısı ve depolama da gündemde.

EKEnerji Kulisi Haber MerkeziHaber masası
Paylaş
EPDK Başkanı Yılmaz: Emisyon Ticaret Sistemi piyasasının işleyiş yönetmeliği 21 Ekim'de yürürlüğe girdi — temsilî görsel (yapay zekâ ile üretilmiştir)
Temsilî görsel, yapay zekâ ile üretilmiştir.

Kısaca

  • Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Piyasasının İşletilmesine İlişkin Yönetmelik, 21 Ekim'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
  • EPDK, yönetmeliğe ilişkin kararı 1 Ekim 2026 tarihli Kurul toplantısında aldı.
  • Yılmaz, sistemin tasarımında emisyon azaltımı ile katılımcı maliyetleri arasında denge gözetildiğini söyledi.
  • EPDK'nin hizmet binasında verimlilik sistemleri sayesinde yılda 400-450 ton daha az karbon salımı gerçekleşiyor.

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, Antalya'da düzenlenecek COP31 (BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı) öncesinde Anadolu Ajansı muhabirine konuştu. Yılmaz, düzenleyici çalışmaları, emisyon ticaret sistemini (ETS), elektrikli araç şarj altyapısını ve EPDK'nin enerji verimliliği uygulamalarını değerlendirdi. Aşağıdaki bilgilerin tamamı Yılmaz'ın bu açıklamalarına dayanıyor.

Emisyon ticaret sisteminde yönetmelik adımı

Yılmaz'ın aktardığına göre EPDK, İklim Kanunu ve alt düzenlemeleri kapsamında başta ilgili bakanlıklar ve İklim Değişikliği Başkanlığı olmak üzere kurumlar ve paydaşlarla çalışıyor. Kurum, 1 Ekim 2026 tarihli Kurul toplantısında Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi piyasasının işleyişini düzenleyen yönetmeliğe ilişkin kararı aldı. Yılmaz'ın piyasanın temel işleyiş kurallarını netleştireceğini belirttiği yönetmelik, 21 Ekim'de Resmi Gazete'de yayımlandı ve yürürlüğe girdi.

Yılmaz, çevrenin korunmasını, iklim değişikliğiyle mücadeleyi ve karbon emisyonlarının azaltılmasını enerji dönüşümünün ayrılmaz unsurları olarak gördüklerini söyledi. ETS'nin oluşturulmasına yönelik çalışmalarda önemli ilerleme kaydedildiğini belirtti.

Yılmaz'a göre kurulacak sistem, elektrik üretim santralleri ve sanayi işletmeleri açısından önemli sonuçlar doğuracak. Karbon maliyetlerinin gelecek dönemde kritik bir unsur haline gelebileceğini de söyledi. Sistemin geliştirilmesinde emisyon azaltımı ile piyasa katılımcılarının karşılaşabileceği maliyetler arasında hassas bir denge gözetildiğini vurguladı. Piyasanın emisyon azaltımını teşvik etmesini, katılımcılar üzerinde öngörülemeyen ve adil olmayan maliyetler yaratmamasını kurum için son derece önemli bulduklarını ifade etti.

Sıradaki hedefin güvenilir, şeffaf, likit ve etkin işleyen bir ETS piyasası oluşturmak olduğunu belirten Yılmaz, fiyatların doğru oluştuğu, katılımcıların güvenle işlem yapabildiği ve enerji dönüşümüne doğru fiyat sinyalleri veren bir yapı kurmak istediklerini söyledi. ETS'nin yalnızca yeni bir yükümlülük ya da piyasa olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de ekledi. Yılmaz'a göre sistem; temiz enerjiye geçişin, sanayinin düşük karbonlu dönüşümünün ve uluslararası rekabet gücünün önemli araçlarından biri olacak. EPDK'nin elektrik ve doğal gaz piyasalarındaki düzenleyici sorumluluğunu ETS piyasasında da aynı hassasiyet ve kararlılıkla yerine getireceğini bildirdi.

Enerji dönüşümünde depolama ve altyapı

Yılmaz, Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapmasının ülkenin küresel iklim gündemindeki sorumluluğunu ve enerji dönüşümündeki rolünü daha da önemli hale getirdiğini söyledi. İklim hedeflerinin uygulamaya yönelik adımlarla desteklenmesi gerektiğini belirterek, hedefleri somut yatırımlara, güçlü altyapılara ve uygulanabilir politikalara dönüştürme zamanının geldiğini ifade etti.

Yılmaz'a göre dönüşümün merkezinde elektrifikasyon, yenilenebilir kaynakların sisteme daha fazla dahil edilmesi ve şebekelerin bu sürece hazırlanması var. Türkiye'nin enerji arz güvenliğini, piyasa dengelerini ve tüketici menfaatlerini birlikte gözeten bir anlayışı esas aldığını kaydetti.

EPDK'nin düzenleyici çerçeveyi teknolojik gelişmelere ve yeni enerji sisteminin ihtiyaçlarına göre geliştirdiğini belirten Yılmaz, enerji depolama yatırımlarına stratejik önem verdiklerini söyledi. Depolamayı yenilenebilir enerjinin sisteme entegrasyonu, şebeke esnekliği, arz sürekliliği ve fiyat istikrarı açısından stratejik bir unsur olarak görüyorlar. Dönüşümün başarısı için yalnızca üretim kapasitesinin değil, iletim ve dağıtım altyapısının, depolama imkanlarının ve piyasa mekanizmalarının da aynı hızla gelişmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Yılmaz, COP31'in ülkeler arasında tecrübe paylaşımını ve somut iş birliklerini güçlendirecek önemli bir platform olacağına inandıklarını söyledi. Zirvenin Türkiye'nin uluslararası alanda tanıtımı açısından da önem taşıdığını belirtti. EPDK'nin organizasyona bilgisi, örnek uygulamaları, hazırladığı mevzuat ve aldığı kararlarla destek vereceğini bildirdi.

Şarj altyapısı ve EPDK hizmet binası

Yılmaz, elektrikli araçları ulaşım sektörünün karbonsuzlaşmasında önemli bir dönüşüm alanı olarak değerlendirdi. Araçların yaygınlaşmasına paralel olarak şarj altyapısının da hızlı ve planlı gelişmesini amaçladıklarını söyledi. Şarj hizmeti piyasasında yatırımcıların önünü açan, rekabeti koruyan, tüketici haklarını gözeten ve teknolojik gelişmelere uyum sağlayan bir düzenleyici yaklaşım benimsediklerini belirtti. Elektrikli araç ve şarj altyapısına yönelik projeksiyonları düzenli olarak güncellediklerini aktardı.

Şarj talebinin yoğun olduğu bölgelerde enerji depolama sistemlerinin şarj istasyonlarıyla birlikte kullanılmasını önemli bir fırsat olarak gördüklerini söyledi. Yılmaz'a göre bu birliktelik altyapının daha etkin değerlendirilmesine ve yüksek güçlü şarj hizmetinin yaygınlaşmasına katkı sağlayabilir. Kurumun hedefi, enerji dönüşümünü destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir şarj ekosistemi oluşturmak. Yılmaz, elektrikli araçların yaygınlaşmasının ulaşım sektörünün karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlayacağını da belirtti.

Yılmaz, EPDK'nin yalnızca düzenleyici kararlarıyla değil, enerji verimliliği uygulamaları ve hizmet binasıyla da kamu ve özel sektöre örnek olmayı hedeflediğini söyledi. Binadaki verimlilik sistemleri sayesinde standart bir binaya kıyasla yılda 400 ila 450 ton daha az karbon salımı gerçekleşiyor. Bina hizmete girdiğinden bu yana geçen 6 yılda yaklaşık 2 bin 500 ton karbon salımı önlendi. Yılmaz bu miktarın yaklaşık 29 bin ağaca eşdeğer olduğunu ifade etti.

Aydınlatma ve iklimlendirme sistemleri otomasyonla yönetiliyor; Yılmaz bu alanlarda yaklaşık yüzde 55 enerji verimliliği sağlandığını aktardı. Güneş enerjisi sistemi kurumun yıllık elektrik ihtiyacının ortalama yüzde 30'unu doğrudan karşılıyor. Çatıdaki güneş kolektörleri ihtiyaç duyulan sıcak suyun yüzde 60'ını sağlıyor.

Binada ayrıca şebekeden bağımsız çalışan bir batarya-güneş enerjisi sistemi araç şarj imkanı sunuyor. Yağmur suyu toplama deposu, peyzaj alanlarının su ihtiyacının yıllık ortalama yüzde 80'ini karşılıyor. Yılmaz, hizmet binasının LEED Gold ve TSE Güvenli Yeşil Bina sertifikalarına sahip olduğunu da söyledi.

EK
Enerji Kulisi Haber MerkeziHaber masası

Enerji Kulisi Haber Merkezi; EPDK, Enerji Bakanlığı, TEİAŞ gibi resmi kurumların duyurularını ve yerli-yabancı sektör kaynaklarını takip eder. Her haber kaynağı belirtilerek ve editör onayından geçerek yayımlanır.

İlgili haberler

İlgili ilanlar

Pazarı keşfet