Kısaca
- Birol, ülkelerin durumu ve enerji politikaları düşünüldüğünde 2027'de enerji krizinin normalleşeceği konusunda iyimser olmadığını söyledi.
- IEA, COP31'in ana gündem maddesi olarak elektrifikasyonu önerdi.
- Elektriğin toplam enerji içindeki payı şu anda yüzde 23; IEA bu payın 2035'te yüzde 35'e çıkarılması için ülkelerin imzalayacağı bir taahhütname öneriyor.
- Birol'a göre COP'un başarısı için iki ölçüt var: katılım düzeyi ve elektrifikasyon taahhütnamesinin Antalya'dan çıkması.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen "COP31'e Doğru Yatırım Zirvesi: Uluslararası Yeşil Yatırımları Harekete Geçirmek" programına videokonferansla katıldı. Birol, COP31'i hem Türkiye hem de dünya için altın bir fırsat olarak değerlendirdi. Aşağıdaki bilgiler, Birol'un program sırasındaki açıklamalarına dayanıyor.
Hürmüz krizi ve 2027 değerlendirmesi
Birol'a göre dünyanın bugünkü en önemli gündem maddesi Hürmüz Boğazı'ndaki kriz. Birol, krizin tarımdan enerjiye tüm ekonomik alanları etkilediğini ve etkilemeye devam edeceğini söyledi. Krizin ilginç bir şekilde COP31'in sonuçlarına katkı sağlayabilecek bir gelişme olduğunu da düşündüğünü belirtti.
Birol, dünyaya enerji sağlayan iki ana hat tanımladı. Bunlardan biri Batı Sibirya'dan Avrupa'ya uzanan büyük boru hatları. Diğeri, Hürmüz Boğazı'ndan Asya'ya ve dünyanın geri kalanına gemilerle yapılan petrol ve doğalgaz sevkiyatı. Birol, bugün her iki hattın da en hafif ifadeyle gergin bir dönemden geçtiğini anlattı.
Birol'a göre bu tablo hükümetleri, şirketleri ve yatırımcıları kısa ve uzun vadede yeni politika ve kararlar almaya itiyor. Geçmişten örnek veren Birol, 1973 ve 1979'daki iki büyük petrol krizine tepki olarak nükleer endüstrisinin doğduğunu, ülkelerin de otomobillerde verimliliği artırdığını hatırlattı. Hükümetlerin bugünkü krize de benzer şekilde yeni politikalarla yanıt verdiğini söyledi.
Birol, ülkelerin durumu ve enerji politikaları düşünüldüğünde 2027'de enerji krizinin normalleşeceği konusunda iyimser olmadığını dile getirdi. İyimser bakmaya çalışsa da kendisini ikna edecek bir argüman bulamadığını belirten Birol, durumun 2027'de de şu ya da bu şekilde süreceğini, dünyanın krizin yaralarını sarmaya çalışacağını söyledi.
Elektrifikasyon önerisi
Birol'a göre hükümetler enerji güvenliği risklerini azaltmak için yeni enerji türlerine ve yeni enerji ticaret ortaklarına yöneliyor. Bu politikaların başında, ulaştırmadan ısıtmaya ve sanayiye kadar mümkün olan her alanın elektriklendirilmesi geliyor. IEA da bu nedenle COP31'in ana gündem maddesi olarak elektrifikasyonu önerdi.
Birol, bu yılın başında önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, ardından COP'u ortak düzenleyen Avustralya'nın Başbakanı Albanese'yi ziyaret etti. Birol'a göre ikisi de IEA'yı stratejik partner olarak ilan etti.
Dünyada elektriğin toplam enerji içindeki payı şu anda yüzde 23. IEA, bu payı 2035'te yüzde 35'e çıkarmak için bir taahhütname kurulmasını ve ülkelerin bunu imzalamasını önerdi. Birol, elektrifikasyonun hem enerji güvenliğini artıracağını hem de emisyonları azaltacağını söyledi.
COP için iki başarı ölçütü
Birol, COP'un başarılı sayılması için iki ölçüt olduğunu belirtti. İlki, organizasyona kaç ülkenin ve hangi temsil seviyesinde katıldığı. Birol, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerle yaptığı görüşmelerin, Antalya'daki katılımın hem hükümet sayısı hem de temsil seviyesi açısından oldukça iyi göründüğünü ve bunun daha da iyi olacağını gösterdiğini söyledi.
İkinci ölçüt, elektrifikasyon taahhütnamesinin Antalya'dan çıkması. Birol, 2015'te imzalanan Paris Anlaşması'nın nasıl anıldığını örnek göstererek Antalya'nın da elektrifikasyonla anılmasını umduğunu ifade etti. Taahhütnamenin çıkıp çıkamayacağını bilmediğini, ancak bunun için çok çalıştıklarını ekledi.
Birol'a göre karar alınırsa yatırımcılara ve sermayeye, enerjinin geleceğinin elektrifikasyonda olduğu konusunda şüpheye yer bırakmayan bir işaret verilecek. Birol, bu politik anlaşmanın finans çevrelerine yön göstereceğini söyledi. Güneş, rüzgar ve nükleer gibi üretim kaynaklarından iletim hatlarına, elektrikli araçlardan ısı pompalarına ve sanayide elektrik kullanımına kadar geniş bir alanda yatırımların teşvik edileceğini kaydetti.
Enerji Kulisi’nin önceki haberi: IEA Başkanı Birol'a göre dünyada LPG fiyatları savaş öncesine kıyasla ortalama yüzde 60 yüksek
Enerji Kulisi Haber Merkezi; EPDK, Enerji Bakanlığı, TEİAŞ gibi resmi kurumların duyurularını ve yerli-yabancı sektör kaynaklarını takip eder. Her haber kaynağı belirtilerek ve editör onayından geçerek yayımlanır.




